Ben erdemden başka zenginlik tanımıyorum. ( İbn-i Sina )

23 Temmuz 2010 Cuma

KALBİM KIRGIN, GÖNLÜM ÜZGÜN

KALBİM KIRGIN, GÖNLÜM ÜZGÜN
Bu yazıyı yazmakla yazmamak arasında çok tereddüt yaşadım. Fakat tüm mutlu anlarımı, üzüntülü anlarımı, kısaca yaşadığım herşeyimi siz değerli okur dostlarımla paylaştığım için yaşadığım bu son ruh halimi de sizlerle paylaşmazsam sizlere haksızlık edeceğimi düşünüp yazmaya karar verdim.

Bir iki gün önce kapımıza zabıta görevlileri geldi. Hakkımızda şikâyet olduğunu ve hayvan besleyip beslemediğimizi sordu. Biz de kendilerine beslediğimiz hayvanlarımızı gösterdik. Hepsini tek tek incelediler ve çevreyi rahatsız edecek herhangi bir şey olmadığını telsizle amirlerine ilettiler. Biz de kendilerini güler yüzle yolcu ederken bizi kimin şikâyet ettiğini sorduk. Fakat net bir cevap alamadık.
Zabıta görevlilerini yolcu ettikten sonra eşimle birlikte düşünmeye başladık. Bizi kim şikâyet edebilirdi. Tüm komşularımızla saygılı ve sevecen bir yakınlığımız vardı. Hemen hemen hepsinin ya hayvanı vardı ya da çok eskiden beri burada yaşıyordu. Kimdi bu? Dağdan gelip bağcıyı kovan kimdi ? Yeni komşularımızı da bir gözden geçirdik ve kimseye bunu yakıştıramadık.

Bugün de çok üzüldüm. Çünkü ilçe belediyesinden bir zabıta görevlisi ve yine ilçe veterineri ile yardımcısı, tekrar şikâyet var diye kapımıza geldiler. Ben de kendilerini, görevli oldukları ve verilen talimatı yerine getirmek zorunda oldukları için bahçeme aldım. Yine tüm hayvanlarım ve çevre gözden geçirildi. Veteriner beyin sözlerinden şikâyet edenin kim olduğunu anlar gibi oldum. 'Herkesin her yerde yaşamaya hakkı olduğu bu nedenle hiçkimseyi rahatsız etmeye kimsenin hakkı olmadığı' biçiminde söylediği lâflardan şikâyeti yapanın çok yakınımda olduğu ve yaklaşık üç yıl önce hemen yanımdaki villayı satın alan komşum olduğunu anladım.


Yaklaşık 80 yıldır bu mahallede, bu köyde yaşayan komşularımın hepsinin hayvanları vardı. Kendisi bu villayı aldığında sadece benim ahırımda 10 adet ineğimin olduğunu biliyordu. Göre göre, bile bile aldı. Aradan 3 yıl geçtikten sonra mı hayvan kokusunu almaya başladı 'Hele kendime bir yer edem, gör bak sana neler edem.' gibi ama aslının daha farklı olduğu ata sözleri aklıma gelmeye başladı. Evet, kendine yer etti. Villâsını aldı, bahçesini düzenledi. Şimdi sıra çevresini düzenlemeye geldi. Yani dağdan gelip bağcıyıcı kovuyor.


Burada senelerdir yerleşmiş, kök salmış, toprağıyla, insanı ve hayvanıyla bütünleşmiş insanları huzursuz etmek, onları şikayet edip "Rahatsız oluyorum." diyerek hayvanları kaldırtmak...


Aslında ben bu komşumu çok sevmiştim. Kendisi büyük bir üniversitenin dekanı, bir çok kitabı bulunan çok tanınmış ve yüksek mertebeden arkadaşları bulunan önemli hocalardan birisi. İlk tanıdığımda çok saygı gösterdim, sevdim ve ilminden faydalanmak istedim. Fakat zaman geçtikçe ilminden faydalanmak isteğim kalmadı, sadece sevgim ve saygım kaldı. Bir süre daha geçince sevgim de kalmadı, sadece saygım kaldı.
Bu son olayda saygımı da kaybediyordum ki aldığım aile terbiyemden dolayı saygımı kaybetmemeye karar verdim. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın kendisi benim komşumdur. Kendisine gereken saygıyı göstereceğim.


Aslında kendisini 1. sınıf insan, bizleri 2.-3. sınıf insan olarak görmektedir. Böyle olmasına rağmen yine de kendisine kırıcı, üzücü hiçbir lâf etmemişimdir. Kendisi köpeğini benim bahçe kapımın önüne bağlamıştır. Tüm pislikleri kapımda kalmıştır. Pis suları kapıma gelmektedir. Ama ben ağzımı açıp tek bir kelime söylememişimdir. Sabır etmişimdir. Çünkü Peygamber Efendimiz (A.S.V)'inde kapılarına, yollarına leşler atmışlar kendisi hep sabır etmişlerdi. Biz de komşumun bu yaptıklarına Mevlâmızın bizi imtihanı diyerek hep sabır göstermişizdir. Fakat ne zaman kapıma bağladığı köpeği insanlara saldırmaya başladı. O zaman köpeği yuvası ile birlikte kendi kapısına bağladım. Komşum da benle selâmı sabahı kesti. Allahın selâmını veriyordum; fakat verdiğim selâmı almıyordu. Bu derece bizleri önemsiz görüyordü. Fakat biz ne olursa olsun saygımızda kusur etmiyorduk.


Bu son olay beni ve eşimi çok etkiledi, çok üzüldük. Biz böyle şeylere alışık insanlar değiliz. Bir ara çok radikal bir karar verip evimi ve bahçemin tamamını satıp buralardan çekip gitmek istedim. Beni mumla arasındı o zaman. Sonra düşündüm; öfke anında insan doğru düşünemez; normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Atalarımız bunun için ''Öfke ile kalkan zararla oturur.'' demiştir. Neden gidecekmişim, neden bazılarını sevindirecekmişim.


Evet, kendi hakkımı savunmuyorsam. Yani susuyor ve sessiz kalıyorsam. "Cenab-ı Hak biliyor!" der, Allah'a havale edersem. Haksızlık yapanı Allah perişan eder. O bakımdan son derece dikkatli olmamız lazımdır.


Bu adam sessiz, gıkını çıkarmıyor. Ağzından lokmasını alsan ses çıkartmıyor. Vur ensesine, al ağzından lokmayı. Deyip ona haksızlık edersen, belki sana saygısından ses çıkarmaz; ama Allah-u Teala Hazretleri Azizün Züntikam'dır, onun cezasını çıkartır. Saf da olsa, anlamıyor da olsa, veya anladığı halde edebinden, tenezzül etmeyip karşılık vermiyorsa; öteki de şirretliğe devam ediyorsa, Allah onun cezasını verir.


Mahallemizde bir çok evde hayvan beslenirken. Benim adımı, adresimi verip "kokudan rahatsız oluyorum" demek bana yapılan büyük haksızlıktır. Kalbimin kırılması, gönlümün üzülmesidir.


Aman kalb yıkmamaya çalışalım. Çünkü kalbi yıkmak, Kâbe'yi yıkmak gibi kötüdür. Kalb yapmak, gönül yapmak, sevindirmek de ahirette sevinçlere gark olmanın, Allah'ın iltifatına mazhar olmanın sebebidir. Mevlam bizleri böyle iltifatlara mazhar olmuş kullarından eylesin. İnşaallah.
Bu gibi sıkıntılardan kurtulmamızın çaresi, hadiseleri sabır ve tevekkül ile karşılamaktır. Bu durumu İbrahim Hakkı Hazretleri ne güzel ifade eder:


'Hakk şerleri hayr eyler,
Zann etme ki gayr eyler,


Ârif onu seyr eyler,
Mevlâ görelim neyler,


Neylerse güzel eyler.
Deme! Bu niçin böyle,
Yerincedir ol öyle,
Bak sonuna sabr eyle,


Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.'

Sevgi ve saygılarımla.
Fuat Gencal,

10 yorum:

iki dirhem bi çekirdek dedi ki...

Allah yardımcınız olsun... çok üzüldüm inanın. Ama merak etmeyin Rabbim şımarıklıgı, kibri sevmez... mücadeleyi O'na bırakın gerisini izleyin...

*SEVDA* dedi ki...

cok güzel davranis tebrik ederim
Allah sabir versin sizlere
Hayirli CUMAlar

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

fuat bey böyle insanlar her daim hayatımızın kıyısından köşesinden çıkıyor..sabretmek en iyisidir..ayrıca 1. sınıf 2.sınıf insan yoktur ki herkes aynıdır..kimse kimseden üstün değil ..allah yardımcınız olsun diyorum..böyleleriyle geçinmek gerçekten zor iş..

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Daha evvelde yazmistim size,"Allah hepimizi kötü komsudan korusun",insana ev barkta tasittirirlar,ama bende eminimki cok yakin zamanda kendiside bunun karsiligini alacaktir,dua her kapiyi acar...

Kolay gelsin.

ELIANA-Coisas Boas da Vida dedi ki...

cok güzel davranis tebrik ederim
Allah sabir versin sizlere

dicle dedi ki...

Boyleleri zeytin yagi gibi hep suyun ustune cikmaya calisirlar, siz ne yaparsaniz yapin onlar bildigini okurlar, boyleleriyle basa cikmak zordur iyisimi siz sakin evinizi mevinizi satmayin boyle bir hata yapmayin sonucda orda oteden beri hayvan besleniyormus yeni bir sey degil, o da evini alirken biliyormus, siz onun degil o sizin duzeninizi bozuyor siz hayatiniza devam edin, guzel abim
esinizde uzulmus zamanla hersey duzelir merak etmeyin, iki dirhem bir cekirdegin dedigi gibi mucadeleyi ona birakin gerisini izleyin.
saygila

dicle dedi ki...

Benimde senelerce hayatimi birisi yonlendirmeye kalkti, hep iyiyi oynadim, simdi aklim basima geldi, sira bende kötüyü oynuyorum. guzel bir sey degil ama bazilari hak ediyor.

pinaripekci dedi ki...

imtihan...ama sonucu ne güzel alınmış bir imtihan...insanın kendini kontrol edebilmesi ne güzel...seni tebrik ediyrum abi..ayrıca rabbim yar ve yardımcın olsun..

aysemmutfakta dedi ki...

okuduğumda gerçekten çok etkilendim ve sizi çok takdir ettim ne yazıkki komşunuz sizin gibi insanların değerini bilememiş acınacak halde bir insan. ayrıca insanlar arasında sınıf yoktur hepimizi Allah yarattı.saygılarımla

Hayati İnal(***) dedi ki...

Uzunca bir zamandır sessizsin.Hala yazmıyorsun,gönül kırgınlığı,komşu darbesi,akraba vurgunu...yaşanan olaylardır.Sevgilerimle...