Ben erdemden başka zenginlik tanımıyorum. ( İbn-i Sina )

11 Aralık 2010 Cumartesi

SEVGİYİ YAŞAMAK

CANIM ANNEMLE DOĞUM GÜNÜMDE
(2010-ÇAVUŞBAŞI)
''Sevilmeli insan, hem de kusurlarıyla sevilmeli. Zaten onu güzelleştiren biraz da kusurları değil mi!. Neye yarardı herkesin tam ve mükemmel olduğu dünya. Sıkıntısı çekilir miydi onun hiç. Kötülüklerin bilinmediği yerde iyilikler nasıl bilinir ki? Kusur olmayan, çirkinlik bulunmayan ortamda mükemmelin, güzelin ne kıymeti olur!. Zıtların bayram yeri değil mi burası? Ve zıtların çocuğu değil mi insan? Güzelse insan, sevimliyse, bu haliyle, bu yapısıyla güzel ve sevimli. Öyleyse insan, insan olarak sevilmeli. Hiç hayale kapılmadan, ütopik olmadan, ona olmayan şeyler yakıştırılmadan. Bu şarkı kendi güftesiyle bestelenmeli, kelime katılmamalı güfteye. Çirkinleşir sonra, sevimsizleşir, kulak tırmalar ilâve kelimeler. Şiir ahengini kaybeder. Dümdüz bir ova, hatta bir çöl düşünün, dağları, bayırları olmayan; işte oraya döner insan şiir ahengini kaybedince. Çekilmez olur, sıkıntılı olur. Deniz dalgalarıyla sevilir. Ovalar tepelerle bütünleşir, seyredilmeye doyum olmaz hafif hafif dalgalanan denizi, tepelerle içice, koyun koyuna düzlükleri.. Dalga dalgadır insan duygularıyla. Düzlükleri, çukurları ve tümsekleri vardır onun his âleminde. Sıçrama taşı gibi durmaktadır zaafları önünde. Bu zaaflarla mükemmeli yakalayacaktır insan. Günah işleyecek, tevbe kapısına koşacaktır. Sevilecektir Rabb'i tarafından. Dönüşüyle Rabb'ini hoşnut edecektir. Çölde bineğini yitirmiş insan ümitsiz bakışları arasında bineğini başucunda bulması sevinciyle anlatılır hadîslerde, günahkâr kulun İlâhî dergaha dönüşü. Mukaddes sevinç verir Rabb'e kulun geri gelişi, günahla kaybolmuşken biraz önce. Hiç günah işlenmeseydi,hiç hatamız olmasaydı? Onun affediciliği nasıl tecelli edecekti böyle bir dünyada? Engin rahmeti nasıl gözler önüne serilecekti günahsız dünyada? Eğer, deniliyor hadîste, siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi götürür, yerinize günah işleyip tevbe eden insanları getirirdi.. Allah (cc) bizi bu halimizle seviyor demekki.. Günahkâr halimizle. Ama günaha rızası ve izni yoktur O'nun. Çünkü "gayûr" dur Allah. Günahların yasaklanmasında dahi bir sevgi saklıdır insana. Rabb'in insana sevgisi saklıdır.'' (Şemseddin Nuri)

''Bizim sevgi anlayışımız hayatta tatbik görür daima. Ütopik değildir, göstermelik değildir bu sevgi. Ve çapı bu sevginin bütün varlığı içine alacak kadar geniştir. Bütün varlık sevgi içine girdiğinde dünyamız bir başka güzelleşecektir..''

Dilde değil,özde ve yürekte sevgiyi yaşamak,yaşatmak umudu ile..



CAFE PEPELA

6 Aralık 2010 Pazartesi

SEN BENİ KAYBETTİN


SEN BENİ KAYBETTİN

Ey Yarrr...

Unuttuğumu sanarak bir kez daha yanılmışım.

Bugün seni sevdigim için, bir kez daha pişmanlık içinde kıvranıyor yüreğim.

Seni nasılda görmek istediğim gibi görmüşüm ve nasılda taşıdığın değerlerden farklı değerler

yüklemişim sana.

Sen doğruluğunla, dürüstlüğünlemi biliniyordun?

Benimle bir oyuncak gibi oynadığını, ömrümün baharında bana hazanı tattırdığını,

toz pembe bir dünyayı kararttığını bilmediler değil mi ?

Bir oyun oynadın benimle, sonunda ben mağlup sen galip geldin.

Gurur duydun bana yaşattığın mağlubiyetle. Zaferlerine zafer katmıştın değil mi?

Beni yenmek seni dünya hayatında daha güçlü kıldı, dünyayı kazandın değil mi?

Oysa ben nedensiz gidişinde bile, seni suçlayamamıştım, bak nasılda yanılmışım.

Ey Yarrr...

Bu satırları okuduğunda beni bir kez daha mağlup ettin sandın değil mi?

Yoook bu seferde sen yanıldın, sen aldandın.

Sen kazandığını, güçlendiğini sanırken aslında mağlubiyetini imzaladın.

Neyi kaybettiğinin bile farkında olamıyorsun degil mi?

Sen beni kaybettin, beni. Beni kaybederken, seni seveni kaybettin.

Sevmek kolayy, sevilmek zordur bilmedin.

Seni benim kadar kimse sevmiyeceğini kendin söyledin, unutuverdin.

Sana sahip olmadığın değerleri yükleyerek, seni ben yücelttim.

Şimdi beni kaybettin ve sen değerini yitirdin.

Bu bir aldanış değil, bin aldanışın olacak bilmelisin.

Şimdilik yüceldiğini sanarak günden güne bana yaptığının vebali ile tükeneceksin.

Çünkü

Sen

BENİ

kaybettin

...

alıntı

23 Kasım 2010 Salı

SEVGİLİ ÖĞRETMENİME / FUAT GENCAL


(Not; Bu şiir 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla
Damla'da da yayınlanmıştır.)

 
SEVGİLİ ÖĞRETMENİME
 ( İlk öğretmenim, dayım  Selahattin Gencal’a saygılarımla.)

Siz
En büyük
Ve ilk öğretmenimdiniz.
Gülümsemeyi dudaklarıma, yüzüme
İşlediniz.
Lehimlediniz dürüstlüğü, ahlâklılığı
İçime.



Öğrenciliği sınıfında doyamadım
Ğ’yi sözlükte, sizi başka okullarda bulamadım.
Rahat rahat ders verirken siz
Elele çevreni alırdık biz.
Temizlik imandandır sözünü her zaman söylettin.
Mutluluğu amaç bellettin.
Enerjinle yaşıyoruz, yaşayacağız
Nerede olsak sizi anacağız.
İçimizdesin
Mutlu yarınlarda da duyulacak sesin
Ellerinden öpeceğiz, şimdi nerdesin?



Fuat Gencal (Öğrenciniz)
Muradiye, 1974

13 Kasım 2010 Cumartesi

KİM BİLEBİLİR

 KİM BİLEBİLİR
Günahkâr bir adamdı. Ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan. Ölse de bir kurtulsak, diyorlardı. Bir karısı vardı adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı, çıkaramazdı. 

7 Kasım 2010 Pazar

Zilhicce ayında oruç tutmanın fazileti

Zilhicce ayında oruç tutmanın fazileti nedir,hangi günlerde oruç tutmalı?
Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir.
Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur.
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:

(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya,
bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.)
[İbni Mace]


(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap
verilir.) [Beyheki]